Yıldızlarda aranan yazgı

Fal Deryası'ndaki büyük yeniliğe 1 vade kaldı..!
21.06.2016 03:17

Yıldızlarda aranan yazgı

Eskiler için en kutsal uğraşlardan olan göksel ilimler; yıldızların ve gezegenlerin hareketlerinde izledikleri büyük ilahi düzeni ve bunların kadere olan etkisini yorumlamaya çalışmaları anlamını taşıyordu. İnsanların takımyıldızlara duydukları saygıyı bütünleyen Astroloji alanı, gök cisimlerinin faaliyetlerinden Horoskop adı verilen ve zamana bakmayı ifade eden bir haritayı, astronomik hesaplamalar yaparak elde etmekle de yakından ilişkilidir.

Tanrıların göksel yurtlarında oturduklarına olan inanç, gök olaylarının hemen tüm kadim mitolojilerde, evrensel sırları açıklayabilmek adına yorumlanmasına yol açmıştır. Bu betimlemeler, Babil, Mısır, Hint, Çin, Aztek, Maya, Yunan, Roma, Germen ve İran gibi uygarlıkların, ulaşılamayan göklerin büyüsüne kapıldıklarını gösterir. Evrensel sırlara astroloji ile açılış son derece eski elbette ve gezegen hareketleriyle ilgili olan geçmişin tutarlı bulguları, modern insanı şaşırtıyor.

Tapınakların birçoğu, önceleri gök cisimlerinin hesaplamaları ile ilgili özel şartlara göre inşa ediliyordu. Krallara rahiplere özgü bir bilim astroloji sayesinde; savaş, barış, kıtlık ve bolluk zamanları, takımyıldızların pozisyonlarının ölçümü ile netleştirilebiliyordu. Gök cisimlerin kişileştirilmiş tanrılar olarak tapıldığını bilinen Kalde (Babil), Sümer astrolojisine göre, ilkbahar ekinoksu ile başlayarak, 12 aya sahip bir takvimin belirlenmiş olması, batı astrolojisinin bugünkü temelini kurar. Doğduğumuz an Güneşin bulunduğu noktayı temsil eden burçların karakterleri etkilendiğini kimi örneklerle hatırlarsak, Koç insanına inat, liderliki Akrep'e gizem, Boğa'ya sanat aşkı ve azim verdiğini, Oğlak'ı tutumlu, ciddi, içe dönük yaptığı, Balığı romantik ve hayalci olarak şekillendirdiğini biliriz. Doğum tarihi ve saatine göre hazırlanmış bir yıldız haritası, kişinin kader çizgisinin bazı genel hatlarının belirlenişi anlamında ipuçları sunabilir. Kişinin özellikleri, yakın ilişkiler, huyu, karakteri, hastalıkları yıldız haritasındaki verilerle ortaya konulabilir.

Özel bir yıldız haritasında, her gezegen belli bir burcun, belli bir derecesine ve 12 evden birine düşer. Örneğin Mars, bir burcun belli bir derecesinden transit geçerken, bir burç da buna zıt pozisyonda transit olduğunda, kişi sert etkiler altında kalarak duygusal patlama veya ani kaza gibi sıklıkla kaçınması mümkün olmayan programlı gibi görünen olaylarla buluşabilir.

Babil'de kehanetlerin yıldızlarda saklanan bilgilerle mümkün olabileceği, insanın ruhsal değişimlerinin ve kaderinin yıldızlarda gizli olduğuna inanıldığından, kadere hükmeden 7 tanrı ve tanrıça gökcisimleri ile özdeşleştirilmiştir:

Ay tanrısı Sin, bitkilere, zamana ve kadere hükmeder.

Merkür tanrısı Nabu, kader tabletlerini tutan bilim tanrısıdır.

Venüs tanrısı İştar, Aşk tanrısıdır.

Güneş tanrısı Şamaş, yaşamın ve adaletin efendisidir.

Mars tanrısı Nergal, cehennem ve silahlar tanrısıdır.

Jüpiter tanrısı Marduk, Babil'i korur.

Satürn tanrısı Adar, Adalet ve düzeni verir.

İ.Ö 2350'lerde ise Akadlılar, Sargon'un tabletleri sayesinde Güneş ve Ay tutulmalarını kayıt altına almışlardı. Gezegenlerin geleneksel yönetim alanları şöyle ifade edilebilir: Satürn; Keder, ölüm, yaşlılık, sınırlama, sağlamlık, tarım, felsefe alanlarını,

Jüpiter; Talih, servet, büyüme ve genişleme, resmi törenler, sadakat, resmi işlerde ilerleme alanlarını,

Mars; Yıkıcılık, mücadele, şiddet, hayvancılık ile ilgili alanları,

Güneş; Erk, mevki, liderlik, otorite, iktidar, başarı, denge, spor ve oyunlar ile ilgili alanları,

Venüs; Müzik, dans, güzel sanatlar, sosyal faaliyetler, zevkler, aşk ve duyguları,

Merkür; Öğrenim, iletişim, kumar, tıp, şifa, ticaret, ekonomi, hile ile ilgili alanları,

Ay; Seyahat, deniz, av, balıkçılık, biyoloji, üreme, psikoloji, bilinçaltı ve bilinmeyen ile ilgili alanları yönetir.

Burçlarla insan davranış biçimlerinin belirgin özellikleri arasında astrolojik bir ilişki kurulur. Güneş-Satürns açısı uzun bir ömre sahip olmaya yol açar mı, yıldızlar meslek seçimlerimizi etkiler mi, gibi sorular; evrensel olaylarla aramızda belirgin bir bağ oluşturan mekanizmayı tanımlama isteğine yola açar. Bu uzak yıldızlarla aramızda uyumlu ilişkiler kurulumudur gerçekten, diye düşündüğümüzde, evrenin kozmik anlamda biyolojik ve moleküler seviyelerinde karmaşık dalga biçimlerinden oluşan bağlarla örülü oluşu, her şeyi birbiriyle ilişkili kılabiliyor.

Günlük olayların kozmik saatler ve enerji sistemi tarafınca etkilenebilir olması bilimsel bir gerçeklik elbette. Bu nedenle astroloji, yaşamın birçok alanında eskilerin kullandığı gibi izlenmeye açık bir alan. Bir gal olarak nitelendirilmek yerine, belirli açısal hesaplamaların değerlerine göre çıkarılan haritaların yorumları şeklinde algılanmalıdır. Bir mühendisin planı ve projesi gib, her insan için kişinin olumlu ve olumsuz tüm taraflarının, yetenek, zaaf ve iç güçlerini, ayrıca farklı özelliklerini de ortaya koyabilen astroloji, insanın hayatına yön vermesine bir ölçüde yardımcı olamakta gibi görünür. Böylece yazgının elindeki kartlara bir göz atan kişinin yolunda daha emin yürümesine olanak tanıdığı söylenebilir. 

Tüm eski rahipler astroloji bilgilerini gizli bir bilgi olarak korumuşlar. Doğa olaylarını önceden tahmin ettiklerinde, yaptıkları hesaplamalar etken olsa bile, onlar kahin olarak nitelenmeyi tercih etmiş görünüyorlar. Ay'ın gel-git periyodu, tutulmalar gibi gök olaylarının etkilerini önceden hesaplayarak haber verebilmeleri de, bu yolla toplumu etkileyebilmeleri anlamına geliyordu.


Yorumlar: