Üzerinizde Büyü Var mı ?

Fal Deryası'ndaki büyük yeniliğe 1 vade kaldı..!
20.06.2017 23:42

Üzerinizde Büyü Var mı ?

Etkili bir sonuca ısrarla varmayı amaçlayan birinin, yoğunluğu inanılmaz kuvvetli olan bir isteği, düşünce halindeyken olumlu veya olumsuz bir hisle, aktarabilmesi, bir diğer kişiyi veya olaylar zincirini etkilemesine yol açabilir. Bu istek, bazen katalizör ödevi gören isim veya şekillerle, bazen de materyallerle etkinleşebilecek hale geçebilir. Ancak, yeterince güçlenen duru bir zihinsel enerji ile, hiçbir nesne ya da büyüsel araç kullanmadan da etki oluşturulabilir, bu durum, yaratılış sırrımızda zaten var olan; ancak gizli kalan bir özelliktir aslında.

Evreni imgeler olarak algılamamıza rağmen, her şey, organize olmuş, belirli frekanslarda titreşen dalgalardan ibaret ve beynimiz bunları algılara dönüştürüyor. Düşüncelerini saflaştırmış bir insan, belirgin bir düzen içinde yer alarak ortamını etkileyebilir. Beyin, nöronlar asarı elektriksel faaliyetlerin sonucu elektromanyetik dalgalar yayınlar, düşünce sistemini kontrol altına alarak , beynin istenilen frekansı iletmesini sağlamak mümkündür.

İnsanın enerjisini düşmüş hissetmesi, işlerinin aksaması, bazı kazaların ardı ardına yaşanması, karabasanlar görmesi,sevdiğiyle anlaşmazlıklara düşmesi arttığında, üzerinde nazar yada büyü olduğunu düşünebilir. Bu kendisine negatif bir enerji gönderildiği veya, iç güçlerini iyi kullanmadığı, enerjisini bütünleyemediği anlamına da gelebilir. Eğer aniden, obesif ve parazit düşüncelerle doluyorsak, ruh halimizde değişmeler sezip, hayal gücümüzü aşan kötü rüyalar görüyorsak, kulak çınlaması, vınlama sesleri duyuyorsak , başımız çok sıkı ağrıyorsa,yorgunluk hissi, ense ve gözlerde ağrılar ve tik halleri ile, düşündüklerimizin tersini yapıp , istemediklerimizi söylüyorsak, nedensiz yere ampuller patlayıp yanıyorsa , bir şeyler yanımızdan geçer gibi oluyorsa, sigara ve alkol içme isteğimiz artıyorsa, izleniyormuş hissine kapılıyorsak, asabi ve kırıcı oluyorsak, üzerimizde negatif bir gücün varlığından şüphelenmeliyiz.

Bu olayların giderilmesinde tıbbi tedavi ve psikolojik terapi yetersiz kalıyorsa, üzerinizde büyü olma olasılığını düşünebilirsiniz. Büyü, insanın enerji ritmini, bioritm düzenini ve iradesini bozmak için, inanca karşı gelen yöntemleri kullanır. Ortada gerçekten bize yüklenen tesir varsa, geç aşamalarda bayılma, ağlama krizleri, yalnız kalmama, hayal görme, ani irkilme, kekemelik, uyumama veya çok uyuma eğilimi, beynin elektrik alanında baskı sonucu bazı epilepsi türü semptomlar yaşanması gibi veri birikimlerinin birkaçı veya daha fazlasını yaratan süreçler gelebilir.

Enerjimizi yükseltebiliriz. Yapılan büyüsel bir işlemin insanı etkilemesi ve uzun sürmesi çok kolay değildir. İnsan negatif eylemlerle zayıfladığında, her türden kötü etkiye açık olacağından, koruyucu alanını oluşturup, canlı tutması gereklidir. Kötünün şemsiyesi altındaki enerjiler, büyüyü yapabilenin, bir dizi karşıt gücü harekete geçirmesiyle, hırsla beslenen kollektif kimliği kazanabilir ve bu belirtileri yaratır.

Dört boynuzlu uzay-zamanda valığımızın küçük bir parçasıyla faaliyet gösterebiliyoruz. Kuantum fiziğine göre de, düşünce ve zihinsel imajlarımızın harekete geçtiği bir boyut ve farklı uzam sistemleri mevcut. Bizlerde yalnızca fizik bedenle sınırlı değiliz, bioplazmik enerji bedenimiz ve astral seyahat bulunuyor. Farklı parapsikoloji olguları, kaynağını diğer boyutlardan almaktadır, dolayısı ile, son derece karmaşık enerjiler birbirini etkiler. Büyü yolu ile gönderilen zıt bir enerji ise, hücrelerin bioenerjetik alanını sarsabilir.

Bugüne dek mevcut bilimsel verilerle açıklanamayan birçok normal dışı olgu çok çeşitli alanlarda gündeme gelmiştir. Yoğun olarak medya ve sinema sektöründe işlenmeye çalışılan bu çarpıcı fenomenlerden bazıları;Telekinesis- Psikokinesis (zihnin maddeye etkisi), Pirokinesis (ateş yakabilme), Telepati (durugörü), Poltergeist (maddelerin bilinmeyen güçler tarafından harekete geçmesi) Tekinsizev fenomenleri, Obesyon, Levitasyon (yer çekimini yenme), Apor (Maddeyi Işınlama), Transa girdiğinde görülen çok lisanla konuşma fenomeni, Ruhi ayinlerde acıyı hissetmeme ve Astral seyahat gibi fizik evrenimizde oluşan ama gerçek kaynağını doğaüstü olayların boyutundan alan olgulardır.

Kişi çıraksa Büyücü, sanatsal büyü uygulanıyorsa Majisyendir. Büyücü için çnemli olan alacağı acil sonuç, Majisyen için ise "Güç" ve "Ar-Ge" konusudur.

Maji, Greklerde büyük ilim "Megas", Doğu gizemciliğinde ise "Havas" yani yüksek ilimdir. Havas büyünün ve cin çağırmanın irtibat kurma, anlaşma yapma(tasarruf) veya bozmanın (sarfiye) temeli ve bu konuda yapabileceklerin öğretisi olan gizli ilmin adıdır. Doğunun en büyük Havas(Yüksek İlim) ustalarından İmam Gazali,"İhya-u Ulmiddin" adlı insanın kötü emelleri ve egosu nedeniyle onu küfre itebileceğini belirtir. Tüm Havas kitaplarında bu uyarılar bulunur. Esrarlı sanat, cinler ilmi, Demonlogie ve yıldız tesirlerini bilmeyi gerektiren, fizik kuralları aşabilen büyüdeki temel ayrım, Ak büyü ile Kara büyü arasındadır.. Ak büyü olarak yapılan işlemlerin çoğunlukla bazı sara veya felç tipi rahatsızlıkların iyileştirilmesine yardımcı oluğunu görmüştür.

Binlerce yıldır uygulanan Okült bilgileri çok çeşitlidir, bazen hep birlikte bazen ayrı ayrı kullanılan yöntemler:

1) Saf Büyü: Yoğun düşünceyle, materyal kullanmadan içsel güçlerin açığa çıkışı.

2) Okuma yoluyla etkileyen büyü: Okunan dualar, belirli bir kelime gurubuna, belli sayıda yönelirse, o dalga boyunun frekansı, cinlerin bilinçlerinde tahakküm zorunluluğu yaratır. Yine konsantre olarak, çeşitli dilde ve inançta dualar okunabilir. Her duanın ulvi ve sufli olan hizmetleri vardır. Cifir ilmine göre, bu kelimelerin bazen Ebced ile hesaplanıp çeşitli sayıda ve rakamlarla tekrarlanışı, görevlilerini harekete zorlar ve sevkedildiği kişiler üzerinde etkiler oluşturur. Büyünün bozulması yine koruma dualarının okunmasını, bazı materyelleri kullanmayı ve bazı vefkleri yazmayı gerektirir, tabi öncelikle belirtilere göre yöntemler seçilir. Ayrıca rehbersiz ve rastgele çok uzun sayılarda bilinçsiz zikir yapılmamalı ve çok fazla sayıda dua okunmamalıdır, çünkü böylesi bir durumda, şifreyle bağlantılı olan görevli hüddamlardan olumsuz etki yüklenip, obesyon altında kalmaya kadar çeşitli tehlikelerle yol açılmış olur.

3) Sembol, Tılsım ve Vefk hazırlanması yoluyla oluşturulan büyü: Harf, sayı dizileri metal, deri veya kağıt üzerinde belirlenir, her harf belli bir sayıdır, enerji merkezlerinde katalizör etkisi yaratır. Bu şekil harf ve rakam dizileri ister Latince, ister Arapça, İbranice veya Sanskritçe olsun, inanç sistemlerine bağlı bir düzende çok değişik enerji merkezleri üzerinde tesir gösterebilirler. Vefk, bazen 4, 8, 12'li karelerdir, içlerine yazılan sayılar yatay-dikey olarak toplanırsa aynı sayıyı verecektir. Ebced ve Cifir hesabıyla hazırlanabilir. İbrani Kabalacılığında, Arap geleneğinde, tılsımlar yaygındır.

4) Doğal veya Kimyasal metaryel kullanma yoluyla yapılan büyü: İnsanın fizik ve ruhsal dünyasında böyle bir yolla etki yaratmak için bir takım materyaller de kullanılır, bunlara örnek olarak asilbent, katran, çeşitli tütsüler, hayvan yağları ve kanı, haşhaş, diktamnus, dardağan, karabiber, kayatuzu gibi maddeleri verebiliriz.

5) Kişiye ait parçaların kullanılması ile yapılan büyü : İlkel mantıktır. Parçaya yapılan bütüne , benzere yapılan aslına yapılmış olur. Genetik biliminde canlının tek hücresinden kopyasının üretilmesini andırır, büyülenenin mum, sabun veya tahtadan suretinin içine tırnak, saç, giysi parçası veya resminin koyulması en eski ilkel büyü yöntemlerindendir.

Sümer-Akad medeniyetinden bu yana büyülerin mirasçıları Keldanileri, Tevhid'e davet için Hz.İbrahim gönderilmiştir. Kur'an-ı Kerim, Hz.Süleyman'ın büyücü olduğunu iddia edenlerin yadsır ve büyünün çıkışını bildirir.

Büyü'nün; materyal, işlem ve düşünce gücüyle negatif kanallardan çekilip iletilmesi olduğunu, böyle bir enerjinin de, dengeyi zıt etkileme olasılığının bulunduğunu yeniden ifade edebiliriz.

Büyücülük, çıkarı için her kutsalı kullanmakta sakınca görmeyen ve kendisinde gizli güçler bulunduğunda inanılan kişilerin mesleği olarak, eski İran, Çin, Mezopotamya, Anadolu ve Mısır'da, Keldanilerde bilim sayılmış. Eski Mısır'da büyü ve muskalarla hastalıklardan, zararlı hayvan ve afetlerden korunulurdu. Tüm mumyaların sargıları içerisinde birçok muska bulunmuş, ayrıca kheper-gübreböceği, ankh sembolleri muska olarak kullanılmıştır. Danimarka'da bronz çağında bulunmuş olan bir cadının mezarındaki bir kaba saklanmış büyüsel eşyalar arasında bulunan çeşitli metaryeller farklı enerjileri toplamaya aracılık etmek için bir aradaymış gibi duruyor. Bir Vaşak pençesi, gelincik kemikleri, yılan omurgası, at dişi,üvez ağacı dalı, odun kömürü, demir bıçak, çakıltaşı ve kil parçaları.

Hintlilerde büyü, bir sanat olarak Vedik törenlerde önemle yer bulurdu. Yunan ve Roma'da Hekate büyü tanrıçası idi. Teselya büyücülerin eğitim yerleri ile doluyordu. Etrüskler'de de durum farklı değildi. Eski halkların çoğu Talisman, muska, okuma, yıldız falı, remil(kum falı), vefk ilmi ile uğraşırlardı. Daha sonra Ebced hesabı kullanılmış, sayı ve harflerin numerolojik değerlerinden yararlanarak geleceği bilmek anlamına gelen "Cifir" hakkında birçok itap yazılmıştır. Ayrıca, tarih boyunca büyü hakkında sayısız kitaplar yazılmış ve tarihin çeşitli dönemlerinde el yazması olan birçok metin yok edilmiştir.


Yorumlar: